Zonguldak Hamzaçebi Mühendislik sahibi İnşaat Mühendisi Turgut Hamzaçebi yaşanan deprem felaketinin ardından hızlandırılan kentsel dönüşüm projeleri ve kredi destekleri hakkında görüşlerini paylaştı.
Kentsel dönüşümün vatandaş eliyle hayata geçirilmesinin çok zor olduğunu belirten Hamzaçebi, 0.69 faizli krediye başvuran birçok müteahhittin başvurusunun onaylanmadığını söyledi.
Türkiye coğrafyasının yüzde 42’sinin deprem riski taşıdığına değinen ve kentsel dönüşümün yeniden yapılandırılarak biran önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Hamzaçebi; “Kentsel dönüşüm planları daha önceden de vardı. Belediyeler kentsel dönüşüm projelerini uyguluyorlardı. İlimizde de kentsel dönüşüm uygulandı. Kentsel dönüşüme uygun yeni binalar yapıldı. Tabi bu depremden sonra inşaat sektörü büyük bir güven kaybına uğradı. Binaların kum yığınına döndüğünü üzülerek gördük. Ülkemizin yüzde 42’si deprem bölgesine giriyor. Coğrafyamızın neredeyse yarısı deprem riski taşıyor. O nedenle kentsel dönüşümün yeniden yapılandırılarak bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Tabi kentsel dönüşüm de büyük bir maliyete neden oluyor. Ülkemizin ekonomik açıdan sıkıntı yaşadığı dönemlerde. Nasıl olacak nasıl başarılacak bende bilemiyorum. Işın içinden çıkamıyorum” dedi.
“Birçok Müteahhit 0.69 krediye onay alamadı”
Fırsat diye sunulan kredi imkânlarına da değinen Hamzaçebi; “Reklamları yapılan kredi imkânları müteahhit camiasına pek yaramadı. Belli başlı büyük müteahhitlere yaradı. Çünkü kullandırılacak 0.69 faizli kredi onay alamadı genel müdürlüklerden. Birçok müteahhit müracaat etti fakat banka genel müdürlükleri onay vermedi. Zaten verilen bu kredinin pek avantajı olmadığı da görüldü. Çünkü müteahhitlere yüksek miktarda alıcı kredi kullandığı zaman müteahhitlere de büyük ölçüde kar payı düştü. Kar payı yüksek olunca müteahhitlerin ödeyeceği vergi de yükseldi. O nedenle hem satıcı hem alıcı da zor durumda kaldı” dedi.
“Devlet desteği olmadan kentsel dönüşümü gerçekleştirmek çok zor”
Vatandaş ve müteahhit aracılığıyla dönüşümün zor olduğunun altını çizen İnşaat Mühendisi Turgut Hamzaçebi; “Devlet desteği olmadan kentsel dönüşümü gerçekleştirmek çok zor. Aslında söyle yapılması gerekir; Büyük şehirlerde özellikle İstanbul’da bir sürü yeni yapılan bos binalar var. Deprem riski taşıyan binalarda oturanları devlet estek verip, onları bos binalara taşıyarak boşaltılan eski binalarında yine devletin desteği ile yenilenme çalışmalarına başlamak gerekir. En iyi çözümün bu olacağına inanıyorum. Devletin desteği olmadan kolay kolay gerçekleşmez. Önümüzde en büyük risk devamlı dile getirilen İstanbul depremi. Bu depremin her an olabileceği söyleniyor. Bu nedenle yeni yapılan bos binaları devlet kiralayacak, riskli binalardaki vatandaşları o binalara taşıyacak ve o riskli binaları da yine devlet kendi desteği ile yenileyecek. Ancak can kaybını bu şekilde en aza indirebiliriz. Başka çözüm insanın aklına gelmiyor” dedi.
"Güven kaybının sebebi para kazanma hırsıyla is yapan sektör temsilcileridir”
İnşaat sektörünün 300’den fazla sektörü harekete geçirme özelliği olan lokomotif bir sektör olduğuna değinen İnşaat Mühendisi Turgut Hamzaçebi, inşaat sektöründe güven kaybının sebebinin yalnızca para kazanmak adına inşaat yapan sektör temsilcileri olduğunu belirtti.
Bilindiği gibi Yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla İnşaat Sektörü ülke ekonomilerinde kaldıraç görevi üstlenmektedir. Yüzlerce meslek dalını ilgilendiren, istihdam ve üretim sürecini büyük ölçüde etkileyen, 300 den fazla alt sektörü harekete geçirme özelliği olan bu sektör ekonomide de lokomotif sektör rolünü oynamaktadır. Bu gün geldiğimiz noktada; Genel seçimlere endekslenen ülkemizde ekonomi açısından sıkıntılı bir süreç içinde olduğumuz da bilinen ve görünen bir gerçektir. Son olarak ülkemizin yaşadığı deprem felaketi de inşaat sektöründe büyük ölçüde güven kaybına neden olmuştur. Böylesine önemli bir sektöre güven, ne yazık ki deprem felaketinden sonra büyük ölçüde kayba uğramıştır. Bunun sebebinin de kaliteden ödün veren ve yalnızca para kazanma amacıyla inşaat yapan sektör temsilcilerinin olduğu unutulmamalıdır. Deprem felaketinde yıkılan, kum yığınına dönen evler bunu bizlere bir kez daha göstermiştir” dedi.
(Haber: Atakan Asım Alkan)