Zonguldak Barosu, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla günün anlam ve önemini belirten bir açıklama yayınladı. Baro tarafından yapılan açıklamada bu günün hayvan haklarının korunması gerektiğini ve toplumsal vicdanın bu konuda duyarsız kalmaması gerektiğini vurgulayan önemli bir gün olduğu vurgulandı.
Zonguldak Barosu'nun açıklamasında şu ifadelere yer verildi;
Bugün, sahipsiz hayvanların bir "sorun" ya da "tehdit" olarak görülmediği, onların da yaşam hakkına sahip canlılar olduğu gerçeğini hatırlatmak için bir araya geliyoruz. 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü, hayvan haklarının korunması gerektiğini ve toplumsal vicdanın bu konuda duyarsız kalmaması gerektiğini vurgulayan önemli bir gündür.
2024 yılında yürürlüğe giren 7527 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler, hayvanların denetimsiz bir şekilde toplanmasını, bakım evlerine ömür boyu kapatılmalarını ve “ötenazi” adı altında keyfi bir biçimde öldürülmelerini yasal bir çerçeveye oturtmaktadır. Bu uygulamalar, Anayasa’nın 56. maddesi ile güvence altına alınan çevre ve yaşam hakkı, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun özüne ve hukukun temel ilkelerine açıkça aykırıdır. Çağdaş bir hukuk devletinde bu tür uygulamalar kabul edilemez niteliktedir.
Ülkemizdeki sokak hayvanlarının belediyeler tarafından hukuka aykırı ve keyfi bir şekilde toplandığı, toplama esnasında hiçbir denetimin olmadığı, hayvanların acı çektiği, hatta aşırı dozda bayıltıcı iğne vurulması sonucu ölümlerin gerçekleştiği gözlemlenmektedir.
Bu şekilde yapılan toplamalar, sahipsiz hayvanları güvenli yaşam alanlarından koparmakta ve onları barınaklara yerleştirerek yaşam haklarını ihlal etmektedir. Ülkemizde barınaklar (bakımevleri) yetersiz kapasiteye sahip olup, burada yaşamaya mahkum edilen birçok hayvan açlık, hastalık ve kötü koşullar sonucunda yaşamını yitirmekte; hatta yine keyfiyete dayalı zehirleme ve ötenazi uygulamaları nedeniyle de öldürülmektedir. Bu süreç, sahipsiz hayvanlar için insancıl bir çözüm sunmaktan ziyade, onları görmezden gelme ve yok etme amacını taşımaktadır.
Son dönemde, sosyal medya ve çeşitli haber platformlarında, sokak hayvanlarının insanlara zarar verdiği yönünde asılsız iddialar yayımlanarak toplumda hayvanlara karşı nefret ve düşmanlık duyguları körüklenmektedir. Bu tür haberler, hem sokak hayvanlarına hem de hayvansever bireylere yönelik şiddet olaylarını artırmaktadır. Bu durum, devletin çıkardığı ilgili kanun ve yönetmeliğin, sokak hayvanlarına karşı izlediği politikanın ne kadar hatalı olduğunun bir göstergesidir.
Unutulmamalıdır ki; Hayvan hakları ihlallerine karşı duyarlılığını kaybeden bir toplum, merhamet duygusunu kaybeder ve giderek daha şiddete meyilli hale gelir; bu da huzursuz bir kaos ortamının oluşmasına neden olur.
Gerçek çözüm, hayvanları öldürmek değil, bilimsel yöntemlerle popülasyonu yönetmek ve yerinde yaşamaktır. Sokak hayvanlarının korunması ve yaşam hakkının güvence altına alınması için, denetimli kısırlaştırma, aşılama ve besleme programları derhal uygulanmalı ve keyfi toplama ve öldürme politikalarına son verilmelidir.
Zonguldak Barosu olarak, hayvan hakları ihlallerine sessiz kalmayacağız ve her daim hayvan haklarının savunucusu olmaya devam edeceğiz. Devleti, hukuka uygun, kalıcı ve insancıl çözümler üretmeye çağırıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı ise, hayvanlara karşı merhametli ve koruyucu olmaya, satın almak yerine sahiplenmeye ve sokak hayvanlarının sesi olmaya davet ediyoruz.
Onlar sahipsiz değil, bizlerin emanetidir!